Ziyarete Giderken

Ne Zaman Ziyaret Edilir?

Birisini ziyaret etmek isteyen kişi, ondan kabulünü rica eder. Kabul gününü ziyaret edilen kişi bildirir.

Ziyaret, bir kişinin izin alarak bir başkasını görmeye gitmesidir. İzin almadan yapılan ziyaretler ancak sıkı dostlar arasında olur.

Zamanı bol olan ahbap ve dostlara bir iki gün önceden haber vermek yeterlidir. Ancak birkaç saat önceden haber vermek doğru değildir.

Ziyafetlere bildirilen saatten on dakika önce gidilmelidir. Çok erken davranmak, ev sahibini zor durumda bırakabileceği gibi, çok gecikmek de saygısızlık olur. En çok on beş, yirmi dakika gecikilebilinir. Yüksek mevki sahipleri, ya da toplumun öyle tanıdığı kişiler en son gelirler.

Ziyaretler öğleden sonra veya akşam üzeri yapılır. Sabah ziyaretleri tamamı ile yanlış olup, ancak resmi ziyaretler öğlen yemeği saatinden 1 saat önce yapılır. Akşam yemeği zamanında hiçbir aileye ziyarete gitmek doğru değildir.

Başka bir evde tanışılan bir kişi evine davet ederse ara açılmadan gidilmelidir.

Kim Kimi Ziyaret Eder?

Memurlar ilk ziyaretlerini amirlerinin evlerine yapmalıdırlar.

Bir amir, kendisini hiç ziyaret etmemiş bir astını bir ziyafete çağırarak gönlünü alabilir. Bu halde memurun ziyafetten önce amirini ziyaret etmesi gerekir.

Memurlar sonrasında sosyal durumları kendi durumlarına denk aileleri ziyaret ederler.

Yeni evli çiftler ilk olarak büyük akrabalarını  ziyaret ederler, sonrasında onları kendi evlerine davet ederler.

 Evli kişiler karı-koca birlikte ziyaret edilmelidir.

Ziyaret edilen evde yetişkin kız varsa karı-koca birlikte ziyaret etmek uygundur.

Bekar ziyaretine genelde hemcinsi tek başına gider.

Bir mesleğe yeni giren, ya da üniversiteye başlamış olan gençler, ailelerinin dostlarını tek başlarına ziyaret edebilirler.

Kadınların kabul günlerinde eşlerinin bulunması şart değildir.

Ziyaret Yerinde

Eve Girerken

Bir ziyarete giderken yolda içki ve tütün içilmemelidir. Sigara içerek bir evden içeri girmek kabalıktır.

Eve girerken, kapının zilini çalarak veya seslenerek, izin istenir.

Kapı zili en fazla üç defa çalınır. İlkinde ses verilmezse, bir dakika kadar sonra ikinci kere çalınır. İkinci de ses verilmez ise yine birkaç dakika sonra tekrar çalınır. Üçüncü defa da cevap verilmezse 5 dakika kadar bekledikten sonra gidilmelidir.

Kapının açılması beklenirken evin içini görmeyecek şekilde durulmalıdır.

Kapıyı tanınmayan bir kişi açarsa, aradığını sormadan önce, ziyaretçi kendini takdim etmelidir.

Kalabalıkça yapılan ziyaretlerde kapıdan ilk önce yaşlı erkekler, sonra kadınlar içeri girer.

Ziyaret için gidilen evde şapka, pardösü, baston, şemsiye ve buna benzer şeyler antreye bırakılır.

Ev sahibi kadın, bir erkeğin palto veya ceketinin çıkarılmasına yardım etmez ancak konuk çok yaşlı ise yardım edebilir.

Evde

Eve girildiğinde girilen yer misafir odası ise, odanın ortasına kadar giderek değil kenarda beklenir.

Evde ev sahibinin gösterdiği yere oturulur.

Ev sahibi boş salona giren ziyaretçileri beş dakikadan çok bekletmemelidir.

Eşyalar, tablolar, kütüphanedeki kitaplar, fotoğraflar ile oynanmaz.

Devam eden müzik yayını vb şeyleri değiştirilmez.

Odada otururken, odaya evin büyüklerinden birisi veya bir misafir girdiği zaman ayağa kalkılır ve yer verilir.

Misafirliğe giden bir kimse, sigarasını yakmadan önce ev sahibinden izin istemek ve nerede içebileceğini sormak zorundadır.

İkram

Ev sahibi ne ikram ederse, kabul edilir. 

Kabul gününün en yaşlı, ya da en yüksek mevki sahibi konuğuna çayı ev sahibinin kendisi ikram eder. 

Misafirlere ikramda bulunurken üç kereden fazla ısrar edilmemelidir.

Sohbet

Konuşurken bakışlarımızı bütün salondakiler üzerinde gezdirilir.

Ev sahibinin o günkü hâline göre, üzüntü veya sevincine ortak olunur.

Ziyaretçiler ev sahibini çok tutmaya çalışmayarak diğer misafirlerle de ilgilenebilmesine fırsat vermelidirler.

 

Ziyaretin Süresi

Ziyaretin nedenine göre süresi de değişir.

  • Akşamüsü çayları, ev hayırlama ziyaretleri 3-4 saatten uzun tutulmamalıdır.
  • Lohusa, hasta ve başsağlığı ziyaretleri 1 saatten uzun tutulmamalıdır.
  • Ziyafet ziyaretleri ise yemeklerin geliş düzenine göre tatlı sonrası çay ve meyve ikramından sonra uygun bir zamanda bitirilmelidir.

Konuşmanın bitmişe benzeyen bir yerinde kalkıvermek en uygundur.

Yalnız, çok meraklı ve ciddi bir konu üzerinde konuşulurken damdan düşer gibi kalkıp gitmeye davranan ve bu güzel konuşmanın yarıda kesilmesine neden olan bir kimse, kabalık ve patavatsızlık etmiş demektir.

Yatıya kalınıyorsa üç günden fazla kalınmamalıdır. 

Evden Ayrılırken

İzin istenerek ayrılınır.

Ziyarete gidilen yerlerde ev sahiplerinin “biraz daha kalmak” teklifini her zaman bir nezaket eseri olarak karşılamak ve ziyareti çok uzatmamak gerekir.

Ayrılırken sakin ve acelesiz ve olunmalıdır.

Ayrılış anları ve vedalaşmalar uzatılmamaya, kısa tutulmaya çalışılmalıdır.

Bir topluluğa tanıtılan bir kişi, ayrılırken herkese ayrı ayrı veda etmek zorunda değildir.

Ayrılırken, “Allahaısmarladık, sizinle görüştüğüme çok memnun oldum” şeklinde veda edilir.

Ev sahibi çıkmak üzere olan misafirini uğurlarken onun gerisinden gitmelidir.

Misafir ayrılırken ev sahibi ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirmelidir. Misafirler dağılırken üstlerini giymelerine yardım edilir

Ev Sahibine Notlar

Ev sahibi kadın, bir erkeğin palto veya ceketinin çıkarılmasına yardım etmez ancak konuk çok yaşlı ise yardım edebilir.

Ev sahiplerinin akrabaları, gelen misafirleri salonda karşılarlar. Ev sahibi erkek kapıya yakın bir yerde gelenleri selamlar.

Ev sahibi boş salona giren ziyaretçileri beş dakikadan çok bekletmemelidir.

Misafirlerin yanında iken telefonu çalan ev sahibi izin istemelidir. Yine acele bir iş için dışardan istenen ev sahibi, misafirlerden özür dileyerek yanlarından ayrılmalıdır.

Ev sahibi tüm misafirlerini hep yerinden kalkarak karşılar ve uygun yerlere oturtur.

Kabul gününün en yaşlı, ya da en yüksek mevki sahibi konuğuna çayı ev sahibinin kendisi ikram eder.

Misafirlere ikramda bulunurken üç kereden fazla ısrar edilmemelidir.

Misafir ayrılırken ev sahibi ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirmelidir.

Ev sahibi çıkmak üzere olan misafirini uğurlarken onun gerisinden gitmelidir.

Misafirler dağılırken üstlerini giymelerine yardım edilir.

Ziyaret Nedenlerine Göre Kurallar

Bayram ZİYARETİ

Bayram ziyaretleri eski bir Türk adetidir. Küçüklerin vesile ile büyükleri ziyaret etmesi, hal hatır sorması, büyüklerin ise küçüklere münasip minik hediyeler vermesi adettendir. Ancak, iş hayatının yıpratıcılığı arttıkça bir çok aile bayram tatillerini bir dinlenme vesilesi olarak değerlendiriyor ve tatillere çıkıyorlar.

LOHUSA ZİYARETİ
  • Lohusa ziyareti saat 15:00 ile 17:00 arasında kısa bir süre için yapılır.
  • Odaya yalnız kadınlar girer. Eski adetlere göre kendi elleriyle yaptıkları el işlerini hediye ederler. Ancak günümüzde altın takmak ya da satın alınmış bir hediye vermek de uygundur.
  • Ziyareti yakın dost ve tanıdıkların yapması uygun olur.
  • Ziyarete gidilen ailenin durumuna uygun giyinilmelidir. Ekonomik durumu kısıtlı bir aileye giderken pahalı takı ve kıyafetler ile gitmek doğru değildir.
  • Sağlıklı olmayan, soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalık taşıyan kişilerin lohusa ziyareti yapması uygun değildir.
BAŞSAĞLIĞI ZİYARETİ
  • Yakın akraba ve tanıdıkların cenaze namazına, cenazeye ve mevlide mutlaka gidilmelidir.
  • Mevlide giderken kişi kendi ekonomik durumuna göre, pide, börek gibi servisi kolay yiyecekler götürebilir. İkram edilen yiyeceklerden azar azar alınır ve helvadan mutlaka yenir.
  • Eğer haber daha sonra alınırsa başsağlığı ziyareti haber alındıktan en kısa süre sonra yapılmalıdır.
  • Dostluğu pek eski ve derin olmayanlar, cenaze zamanı bir mesaj veya telefon ile başsağlığı dileklerini bildirir, cenazenin gömülmesinden birkaç gün sonra başsağlığı için ziyarete giderler.
  • Bu türlü ziyaretlere giderken koyu renk elbise giyilmelidir.
  • Ziyaretçi, ölünün geçmişinden söz açmamalıdır. Ancak yaslı kişiler, kendisini tutamayarak, ölü üzerine birkaç anısını anlatırsa, ziyaretçi de ölü hakkında iyi anılarını anlatabilir.
  • Başsağlığı ziyareti 1-2 saatten daha uzun tutulmamalıdır.

İADE-İ ZİYARET

  • Ziyaretler genellikle ilişkinin ve iletişimin devam etmesi arzusu ile yapılsa da bazı zorunlu ziyaretler vardır. Memurun amirine ziyareti ya da bir neden ile teşekkür borçlu olunan kişiyi ziyaret etmesi gibi… Bu ziyaretleri yapan kişinin iade-i ziyareti beklememesi gerekir. Bu ziyaretler ilişkiyi devam ettirmek için değil, karşılıklı saygı ve nezaket icabı yapılan ziyaretlerdir.
  • Karşılıklı ziyaretler ancak iletişimde kalmak ve ilişkiyi devam ettirmek isteniyorsa yapılır. Eğer taraflar ilk görüşmelerinde birbirlerinden hoşlanmışlarsa ve ziyaret edilen taraf bu ilişkinin devam etmesini arzu eder ve ziyareti iade ederse o zaman karşılıklı dost muhabbetine başlanabilir. Bu nedenle ilk ziyareti yapan kimse, kendisine bu ziyaret iade edilmeden ikinci kere ziyarete gitmemelidir. Bununla birlikte ilişki devam ettirilmek istenmese dahi ilk ziyarete bir karşı ziyaretle cevap vermek gereklidir. 
  • Bir yemeğe çağırılan kişi, aynı biçimde davet edeni çağırmalıdır. 
  • Yüksek mevki sahibi ve yaşlı kişiler iade-i ziyaret yapmak zorunda değillerdir.  
HASTA ZİYARETİ
  • Ziyarete gidilecek hastanın, hasta yakının ya da doktorunun izni alınmalıdır. Bazı hastalıklarda hastanın yanına girilmesine doktor izin vermeyebilir.
  • Yakın akraba ve dostlar hastalandığında hemen ziyarete gidilmelidir.
  • Daha az samimi olunan kişilere ise, hasta iyileştiğinde ziyarete gidilir.
  • Hasta ziyaretine, hastanenin ziyaret saatleri içinde gidilmelidir. Eğer hasta evde ise öğleden sonra gidilmesi uygundur.
  • Hasta ziyaretine giderken, kolonya ya da okunacak bir dergi, kitap hediye olarak götürülebilinir.
  • Hastanelerde çiçeklerin odalara alınmadığı düşünülerek, hasta ziyaretine çiçek götürülmesi doğru olmayabilir.
  • Ayrıca, ağır hastalıklar veya belirli bir perhiz yapılması gereken hastalıklarda da yiyecek birşeyler götürmek uygun düşemeyebilir.
  • Hastanın odasına girerken ne çok üzgün; ne de çok neşeli bir tavır sergilemeli, hastaya normal bir insan muamelesi yapılmalıdır.
  • Hastalar, ziyarete gelenlere hastalıklarına dair bir şeyler anlatırlar. Hastanın veya yakının anlattıkları sabırla dinlenmelidir. Olabildiğince korku ve endişeleri giderilmeye çalışılmalıdır.
  • Tıp eğitimi olmayan kişilerin, doktorluk taslamaları doğru değildir.
  • Hastanın yanında onun neşesini kaçıracak hiçbir şey anlatılmamalı, aksine hastalıkla ilgili olumlu hikayeler biliyorsak onlar anlatılmalıdır. Hasta yakınlarına bir ihtiyaçları olup olmadığı sorulur.
  • Uzun süren hastalıklarda ziyaret sıklığı iyi ayarlanmalıdır. Hasta moralini yüksek tutmak ve hastayı neşelendirmek için sık sık hal hatır sorulmalı ve hasta unutulmamalıdır. Ancak, dinlenmesi gereken hastayı yoracak kadar sık da ziyaret edilmemelidir.
  • Hasta ziyaretinde hiç bir şekilde sigara içilmemelidir. Hastanın yanında bir şey yemek ve içmekten kaçınılmalıdır.
  • Hastanın odasına kalabalık olarak girilmemelidir. Birer ikişer kişi aynı anda hasta yanında olmalı, daha kalabalık gruplar sıra ile ziyaret etmelidir.
  • Hastanın yatağına oturulmamalıdır. Tercihen ayak ucuna doğru bir sandalye veya koltukta oturulmalıdır.
  • Ziyaret için yarım saat – bir saat arası vakit ayrılmalıdır. Ziyaret daha uzun tutulmamalıdır.
  • Hasta iyileşince hastalığı süresinde kendisini görmeye gelenlere ziyaretle teşekkür eder.
HASTA ZİYARETİNE GİTMEMESİ GEREKEN KİŞİLER
  • 12 yaş altı çocuklar
  • Ateşli hastalığı olan kişiler
  • Öksürük, aksırık, balgam gibi şikayetleri olanlar
  • Kronik hastalığı olan kişiler hastanın yanına girmemelidir.
  • Çok zora gelmedikçe ziyaretçiler, karşı cinsteki hastanın odasına girmezler.
ZİYARET EDİLMEMESİ GEREKEN HASTALAR
  • Yoğun bakımdaki hastalar
  • Bağışıklık sistemi bozuk olan hastalar
  • Ağır hastalık geçiren kişiler (Kanser vb)
  • Yanık ünitesinde yatan kişiler
  • Bulaşıcı hastalığı olan hastalar
  • Herhangi bir nedenle doktorunun ziyarete izin vermediği hastaların yanına hijyen ve sağlık nedeni ile girilmez. Bu hastaların yakınları ziyaret edilir, doktorlarından bilgi alınır. Hasta iyileşmeye yüz tutunca hasta ziyareti yapılabilinir.